Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türkçede Polisiye Dizisi
Labirent Yayınları; Seval Şahin, Didem Ardalı Büyükarman ve Banu Öztürk’ün TÜBİTAK destekli araştırma projesinden “Türk Edebiyatı’nda Polisiye Romanın Tarihsel Gelişimi 1884-1928” başlıklı projesinden yola çıkarak Türkiye’de polisiye roman köklerinin oldukça eskiye dayandığının göstergesi olan latin harflerinin kabul edildiği 1928 yılına kadar yayımlanmış telif polisiyelerden seçmeler yaparak daha önce rastlamış olsak bile eski dilde yazıldıkları için anlayamadığımız eserleri günümüz polisiye okurlarının beğenisine sunuyor.17 kitapla tamamlanacak olan bu seriden Osmanlıca yazılmış polisiyeler konusunda uzman araştırmacı ve yazar Erol Üyepazarcı'nın sunuş yazısıyla şu ana kadar 8 kitap yayımlandı. Labirent Yayınları; Dünya Kitap Dergisi’nin 21 yıldır verdiği gelenekselleşmiş “Yılın En İyileri” ödüllerinde de 2013 yılı altın sayfa polisiye jüri özel ödülüne layık görüldü.
Cani mi Masum mu?
Yazar:Fazlı Necib
"...Selanik'ten kaçmamış olsa idim o caniler dayımı, o zavallı veliyy-i nimetimi öldürebilecekler miydi? Validen kahrından helak olur muydu? Ah! Ben, ben, bu cinayetlere, bu felaketlere hep ben sebebiyet verdim... Elini göğsüne koy! Vicdanına müracaat et, düşün, doğru söyle... Cani mi, masum mu?"
Kitaptan
"Üç gayretli araştırmacı akademisyen Seval Şahin, Didem Ardalı Büyükarman ve Banu Öztürk, Tübitak'a sundukları ve onaylattıkları bir proje ile erken dönem Osmanlı-Türk polisiye eserlerini konu edinen bir çalışmayı sürdürmektedirler.
Bu çalışmanın meyvalarını çok heyecanla beklerken üzerinde çalışılan eserlerden bugünkü okurlarca hiç bilinmeyen bazı yapıtların Latin harfleriyle ilk defa yayınlanıp okuyuculara sunulması olanağının çıkmasını da sevinçle karşıladık."
Erol Üyepazarcı
Milli Cinayat Koleksiyonu
Yazar:Vassaf Kadri / Süleyman Sudi
"Her gün üzerinde gezdiğimiz, yaşadığımız, dolaştığımız İstanbul'un içinde gizli bir memleket vardır ki bu memleketi hiç kimse şimdiye kadar bilmez ve hatırına bile getirmez… İstanbul'un içinde gizli bir şehir..."
Kitaptan
Define - Kan Damlası
Kitaptan
Gece Kuşları
Yazar:E.Ali Bey / Süleyman Sudi
Bu esnada Nihad da otobüsün çan kayışını kesiyordu. Çünkü polis şüphe edecek ve otobüsü durdurmak için çan kayışını çekmeye mecbur olacaktı. Halbuki iki arkadaş birkaç dakika vakit kazanmak istiyorlardı. Süratle otobüsten çıktılar. Şüpheli hareketler ile atladılar. Onlar zeki bir polis memurunun bu süratle yokuştan inen otobüsten atlayışta muhakkak bir sebep, ciddi bir sebep olacağını düşüneceğini ve şu süratle kendilerini takip edeceğini biliyorlardı.
Kitaptan
Karanlık Konakta Ne Var?
Yazar:M.Akil
"12 Haziran, Çarşamba. O gün İstanbul'da hiçbir cinayet olmamıştı. Yoksa bu kadın geçmiş senelerin bu gününde olmuş bir vakaya mı işaret etmek istiyordu? Matbaadan eski bir gazete koleksiyonunu alarak her senenin 12 Haziran gününe baktım. 1330 senesine kadar 13 sene geriye gittim. Hiçbir şey yok. Birden hiddetlenerek elimdeki senelik koleksiyon cildini öbür ciltlerin üzerine o kadar şiddetle attım ki hepsi birden paldır küldür yere döküldüler. Yalnız üzerinde kalın yazılı harflerle 1329 tarihi yazılı olan bir cilt yere düştüğü vakit ayakta kalmış ve ortasından açılarak kalın ve siyah matem çizgileriyle çerçeveli bir sayfa meydana çıkmıştı."
Kitaptan
Bir Polis Hafiyesinin Harikulade Maceraları
Yazar:Alev Can
"Haydar Cemil Bey bunu söylerken cüzdanından bir zarf çıkardı. Bunun içinde yarısı yırtık yirmi liralık bir banknot vardı. Haydar Cemil Bey cebinden bir kibrit çıkardı… Yaktı ve alevini bu banknotun arkasında gezdirmeye ve kâğıdı ısıtmaya başladı. Kâğıt ısındıkça üzerinde garip birtakım yazılar peyda oluyordu. Nihayet bu yazılar o kadar bariz bir şekil aldı ki Hurşid Paşa hazretleri gözlüğünü takmadan şu cümleyi okudu.
Bursa, Çekirge Caddesi, Molla Kuddusi Sokağı 14 Numarada Hikmet Beyler
(Raif Cenab Bey)
Bu ne demekti? Bu ne biçim işti. Bir yankesici, bir banknot, gizli bir adres, sonra da meşhur polis hafiyesinin ismi?"
Kitaptan
Şeytan Hadiye
Yazar:Behlül Dana
Şeytan Hadiye, Londra'da kopan bu müthiş velveleye kendi hususu ikametgahından gülerek şahit oluyor ve polisin düştüğü bu mağlubiyetten derin bir zevk duyuyordu. Müteaddid [birçok] vakalardan muzaffer çıkmak suretiyle İngiliz polisini her sahada mağlup ettiğinden emin bulunuyordu. Hakkındaki takibatın çok şiddetli olduğunu görerek sadece dudak bükmekle iktifa ediyordu.
Kitaptan
M.Kemaleddin'in Meraklı Romanları
Yazar:M.Kemaleddin
"Nahid Bey,
Büyük bir tehlikeye maruzum. Mümkün olursa süratle imdadıma koşunuz. Necati"
Nahid'in çehresi karardı. Kaşlarını çattı. İki gün evvel fabrikatörden gelen mektup böyle bir tehlike ihtimalinden bahsetmiyordu.
Kitaptan


